Prof. Dr. Mehmet Ceyhan, bir gemide ortaya çıkan ve insandan insana bulaşabilen Hantavirüs AND varyantı hakkında konuştu. Ceyhan, pandemi uyarısında bulundu.
Enfeksiyon Hastalıkları Derneği Başkanı Prof. Dr. Mehmet Ceyhan, bir gemide tespit edilen ve insandan insana bulaşabilen Hantavirüs (AND varyantı) ile ilgili önemli açıklamalarda bulundu. TGRT Haber canlı yayınında konuşan Ceyhan, virüsün bulaşma yolları, ölüm oranları ve alınması gereken önlemler hakkında bilgi verdi.
Prof. Dr. Ceyhan, Hantavirüsün Kırım-Kongo Kanamalı Ateşi ile aynı aileden geldiğini belirtti. Virüsün Avrupa ve Asya’da ateş, kanamalar ve böbrek yetmezliği gibi belirtilerle seyreden bir hastalığa yol açtığını söyledi. Türkiye’de 2009’dan bu yana yaklaşık 250 vaka görüldüğünü ve ölüm oranının %5 civarında olduğunu aktardı. Amerika kıtasında ise farklı tiplerinin solunum sistemini etkileyerek %40’lara varan ölüm oranlarına neden olabildiğini ekledi. Hantavirüslerin genellikle kemirgen atıklarıyla bulaştığını, ancak nadiren ısırıkla da geçebildiğini vurguladı. Bugüne kadar sadece AND varyantının insandan insana bulaşabildiği bilimsel olarak gösterildi.
İnsandan insana bulaşabilen AND varyantı nedeniyle ülkelerin virüsü kendi sınırlarına sokmamak için yoğun önlemler aldığını ifade eden Ceyhan, Avrupa’da yıllık yaklaşık 1950 vakaya rastlandığını dile getirdi. Arjantin’de birkaç yıl önce bir kişinin 34 kişiye virüsü bulaştırdığı ve 11 kişinin hayatını kaybettiği bir olayı örnek gösterdi. Bu virüsün ilk kez bir gemi ortamında ve insandan insana bulaşan tipiyle tespit edilmesinin dikkat çekici olduğunu belirtti.
Prof. Dr. Ceyhan, virüsle ilk kez temas eden kişilerin henüz resmi ve standart önlemlerin belirlenmemiş olması nedeniyle ülkelerine dağıldığını söyledi. Bu durumun, benzer salgınlarda yaşanan dağınıklığa yol açmamak gerektiğini vurguladı. Türkiye’ye gelen Türk vatandaşlarının da dahil olduğu tüm kişilerin ülkeye giriş yaptıktan itibaren karantinaya alınması gerektiğini savundu. Sağlık Bakanlığı’nın ev karantinası kararını ise riskli bulduğunu, hastane veya karantina merkezlerinde izolasyonun daha doğru olacağını ifade etti.
Hantavirüs bulaş riskinin Covid-19 ve gribe göre daha yüksek virüs miktarı ve yakın temas gerektirdiğini açıklayan Ceyhan, kemirgen dışkı ve idrarına uzun süre maruz kalmanın solunum yoluyla bulaşmaya neden olabildiğini belirtti. Gıdayla ve suyla bulaşma vakalarının da görüldüğünü ancak virüsün solunum yoluna kaçmasıyla bulaşın gerçekleştiğini aktardı. Virüsün kuluçka süresinin 42 güne kadar uzayabildiğini ve bu süre içinde kişilerin pozitifleşebileceğini söyledi.
Mehmet Ceyhan, pandeminin kaçınılmaz olduğunu ancak zamanının bilinmediğini ifade etti. Salgınların ortalama 10 yılda bir görüldüğünü ve grip varyantları aracılığıyla gelebileceğini öngördü. Hastalığın erken teşhisinin önemine dikkat çeken Ceyhan, başlangıçta şiddetli ateş ve kas ağrıları görüldüğünü, bu belirtilerin mevsimi dışında ağır bir grip olarak değerlendirilebileceğini söyledi. Hastalığın yaz aylarında daha çok ortaya çıktığını belirtti.
Hastalığın ilerleyen evrelerinde böbrek yetmezliği ve kanama dönemi yaşandığını anlatan Ceyhan, bu süreçlerde kan hücrelerinin sayısının takip edildiğini ve böbrek fonksiyonları bozulduğunda hastanın yoğun bakıma alınması gerektiğini belirtti. Ribavirin adlı ilacın kullanıldığını ancak etkinliğinin bilimsel olarak kanıtlanmadığını ekledi.
Urfa Postası, Şanlıurfa ve ilçelerinde yaşanan son dakika gelişmelerini, yerel gündemi ve önemli olayları hızlı, doğru ve tarafsız bir şekilde okuyucularına ulaştırmayı amaçlayan dijital haber platformudur. Güncel ve güvenilir içerikleriyle bölgenin nabzını tutar.
Yorum Yap