İran Dışişleri Bakanlığı, ABD ile mesaj alışverişinin sürdüğünü duyurdu. Sözcü İsmail Bekayi, nükleer program, müzakereler ve bölgesel güvenlik konularında açıklamalarda bulundu.
İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, haftalık basın toplantısında gündeme dair açıklamalarda bulundu. ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’ın nükleer silaha ulaşmasını engellediği yönündeki ifadelerine yanıt veren Bekayi, İran’ın nükleer programının barışçıl amaçların dışına çıkmadığını vurguladı. Bekayi, İran’ın nükleer silah sahibi olmadığını ve böyle bir hedefinin bulunmadığını belirterek, ABD’nin bu konudaki söylemlerini ‘açık bir kötü niyet’ olarak niteledi.
Bekayi, gerçek olmayan bir nükleer silah iddiasıyla dünya kamuoyunun korkutulmaya çalışıldığını söyledi. ABD’nin İran’ın nükleer programının bazı dönemlerde ortadan kaldırıldığını öne sürerken, diğer yandan nükleer silaha ulaşmasını engellemekten bahsetmesinin, konunun baskı aracı olarak kullanıldığını gösterdiğini ifade etti.
İran’ın uranyum zenginleştirme faaliyetlerini durduracağına dair iddialara değinen Bekayi, zenginleştirme düzeyi ve yöntemi konusunda tutumlarının müzakereye açık olduğunu belirtti. İran’ın ihtiyaçları doğrultusunda zenginleştirme faaliyetlerini sürdürmesi gerektiğini vurgulayan Bekayi, tüm konuların bu çerçevede değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Bekayi, her mutabakatın bir bütün olduğunu ve bu bütünlük üzerinde anlaşma sağlanmadan detayların tartışılamayacağını ekledi. Nükleer enerjiye barışçıl amaçlarla erişim hakkının, Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesi Anlaşması (NPT) gereği meşru bir hak olduğunu ve bundan geri adım atılmayacağını ifade etti.
Pakistan üzerinden ABD ile mesaj alışverişinin devam ettiğini belirten Bekayi, İran heyetinin Pakistanlı arabulucu aracılığıyla birçok mesaj ilettiğini aktardı. Pakistan’dan gelen bir heyetle görüşmelerin sürdüğünü ve bu ziyaret kapsamında iki tarafın görüşlerinin ayrıntılı şekilde ele alınacağını belirtti.
Bekayi, İslamabad’daki müzakerelerin amacının savaşın sona erdirilmesi ve İran’ın haklarının güvence altına alınması olduğunu söyledi. Bu kapsamda yaptırımların kaldırılması ve savaş sürecinde İran’a verilen zararların tazmininin de gündemde olduğunu kaydetti. İran’ın 10 maddelik bir öneri paketi sunduğunu, ABD’nin ise kendi değerlendirmelerini sunduğunu ancak ABD’nin bir paket sunup İran’dan bunu koşulsuz kabul etmesini beklemesinin gerçekçi olmadığını ifade etti.
İran’ın müzakereye ABD’nin şartlarını kabul etmek için girmediğini, ölçülerinin İran halkının çıkarları ve hakları olduğunu vurgulayan Bekayi, dayatmaların müzakere olarak adlandırılamayacağını belirtti. ABD tarafının nükleer meseleyi hala tek taraflı bir yaklaşımla ele almakta ısrar ettiğini ve bu durumun kabul edilemez olduğunu söyledi.
Yeni bir müzakere turu için henüz bir tarih belirlenmediğini belirten Bekayi, ABD’nin sunduğu planın İran’ın önerisiyle tam örtüşmediğini ve bazı başlıklarındaki görüşlerin makul veya gerçekçi olmadığını dile getirdi. Ateşkesin uzatıldığına dair iddiaların ise henüz teyit edilemediğini, ABD’nin geçmişteki tutum değişiklikleri ve çelişkili açıklamaları nedeniyle taahhütlerine bağlı kalacağının garantisi olmadığını ifade etti.
İran’ın Lübnan halkının direnişini desteklemeye devam ettiğini belirten Bekayi, ateşkes mutabakatında Lübnan’da savaşın durdurulmasının da bir parça olduğunu ancak karşı tarafın mutabakatın bazı kısımlarını yok saydığını söyledi. Hürmüz Boğazı’nın güvenliğinin yıllardır İran tarafından sağlandığını ve dışarıdan yapılacak her müdahalenin durumu karmaşık hale getireceğini vurguladı.
Bekayi, Avrupa ülkelerinin Hürmüz Boğazı’nda uluslararası bir koalisyon kurulması çağrılarına temkinli yaklaştığını ve İran’ın bölge ülkeleriyle birlikte bu su yolunun güvenliğini sağlayacak kapasiteye sahip olduğunu ifade etti. ABD’nin Hürmüz Boğazı’na yönelik deniz ablukasının ise provokatif ve uluslararası hukuka aykırı olduğunu belirtti. İran ve silahlı kuvvetlerinin gelişmeleri yakından izlediğini ve gerekli durumlarda karşılık vermeye hazır olduğunu ekledi.
Son olarak, ABD Başkanı Trump’ın Papa 14. Leo’ya yönelik açıklamalarına tepki gösteren Bekayi, Papa’nın barış ve uzlaşı çağrısı içeren ifadelerine dahi tahammül edilememesinin dikkat çekici olduğunu söyledi. Uluslararası toplumun bu tür yanlış uygulamalara sessiz kalmaması gerektiğini vurguladı.
Urfa Postası, Şanlıurfa ve ilçelerinde yaşanan son dakika gelişmelerini, yerel gündemi ve önemli olayları hızlı, doğru ve tarafsız bir şekilde okuyucularına ulaştırmayı amaçlayan dijital haber platformudur. Güncel ve güvenilir içerikleriyle bölgenin nabzını tutar.
Yorum Yap